Tunç Soyer: ‘Ben Kavga Etmeye Gelmeyeceğim’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, göreve geldiğinde İzmir’in hakkı için merkezi hükümete karşı tavrına ilişkin, ‘Ben kavga etmeye gelmeyeceğim. Tam tersine mümkün olduğu kadar ikna edici olmaya katılımlarını sağlamaya gayret edeceğim. Bu da çıkacak oy sonuçlarının kimsenin yadsıyacağını düşünmüyorum. Mutlaka çok ciddiye alınacağını düşünüyorum. Bende gayet anlayışlı uyumlu şekilde bu diyalogu kurmaya gayret edeceğim. Oturacağım koltuk kişisel kızgınlıklarıma, duygularıma hakim olmam gereken bir koltuk olduğunu düşünüyorum. Yutmam gereken şeyi yutacağım ama her zaman İzmir’in menfaatleri ana kriterim olacak’ diye konuştu.

Millet İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı CHP’li Tunç Soyer basın mensupları ile buluştu. Mövenpick Otel’de gerçekleşen toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Soyer, göreve gelir gelmez yapacağı ilk sorunlar olarak ulaşım, trafik ve sosyal politikalar olduğunu belirtti. Sosyal politikalar çerçevesinde halk süt, halk gıda, halk ekmek hatta halk balık uygulamalarını başlatacaklarını ifade eden Soyer, ‘Üreticilerden aldığımız sağlıklı ürünleri tüketiciye ulaştıracağız. Toplu ulaşımda uygulayacağımız sosyal politikalar var. Ama alt yapı katı atık bertaraf acil müdahale edeceğimiz sorunlardır. 90 dakika devam edecek. Sabah 6.00-7.00- 19.00-20.00 arası ücretsiz planladık. İzbedelle taşımak mümkün karşılığında çocuklarımızı taşımak istiyoruz’ dedi.

Merkezi hükümetin İzmir’de yürüttüğü siyasetin seçmene etkisinin sorulması üzerine Soyer, ‘Merkezde yürütülen siyasetle seçmenin fikir yürüteceğini seçmenin yerel ve genel siyaset ayrımı yatını ve yerel siyaset dinamiklerini düşünerek karar vereceğini düşünüyorum’ diye konuştu.

İkinci Cemre Buluşması 9 Mart’ta Ödemiş’te

Projelerinin ‘Birinci Cemre’ olarak açıklamasının arkasında İzmir’deki bir takım sıklet noktalarını atlamamak olduğunu dile getiren Soyer, ‘İkinci Cemre’ projelerinin tarım ağırlık olacağını ve 9 Mart’ta Ödemiş’te ‘İkinci Cemre’ buluşmasının yapacaklarını ifade etti. Soyer, ‘Bir endişem yok projeleri anlatmada zaman yetersiz diye, zaten uzun bir yolculuğa çıkacağız’ dedi.

Bir köşe yazarının seçime ilişkin ele aldığı köşe yazısının sorulması üzerine Soyer, ‘Hükümetin bir sıkıntı içinde olduğunu düşünüyorum. Sadece İzmir’de tabloyu görüyor olmalarıyla ilgili değil. Adana, Bursa, Antalya’da ciddi bir telaş içinde olduklarını düşünüyorum değilseler de olmaları gerektiğini düşünüyorum. Gazeteci arkadaşımın yazdığı yazı da bunun idrakiyle yazıldığını düşünüyorum’ değerlendirmesinde bulundu.

‘Hepimiz vergi veriyoruz ve bu vergilerin adil dağıtılmasını bekliyoruz’

Nihat Zeybekci’nin İzmir’in merkezi hükümetten eşit pay aldığına yönelik soruya Soyer, şöyle yanıt verdi:

‘Adil bir konumlandırma ile muhatap olmuyor İzmir ve bu büyük haksızlık. Ama İzmirli bunu görüyor diye düşünüyorum. Metro meselesi o kadar net görülen bir şey, her türlü izahtan uzak. Yok proje yok ödenek ayrılmıyor filan. Bu memlekete hepimiz vergi veriyoruz, hepimiz vatandaşız. Bu vergilerin adil dağıtılmasını bekliyoruz. Eğer içinde yaşadığımız kente böyle bir ayrıcalıkla muamele ediliyorsa o kent bunun gereğini yapıyor ve yapacaktır da. İzmir’in dinamiklerini geleneklerini, köklerini anlamak lazım. Bu şehirde aday olacaksanız bunu hissediyor olmanız lazım, eğer değilse misafir gibi oluyorsunuz. Misafire saygıda kusur etmemeye çalışıyoruz ama çok iyi anladığını düşünmüyorum.’

Zeybekci’nin ‘Sorun onlara, ‘sizin listenizde kimler var? Hangi dağdan geldi adresleri ve isimleri?’ sözlerinin sorulması üzerine ‘Hükümetsiniz varsa dağdan gelen basit yapılacak şeyler var. Hukuk orda, savcılar orda, ne gerekiyorsa yapılır. Bunu basın malzemesi, kampanyada malzeme olarak kullanmak hiç uygun değil’ ifadelerini kullandı.

‘İzmir’i görüp coşmamak mümkün değil’

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ‘İzmir kocaman büyük bir şirket, büyük bir bilançosu var, aslında biz şehre CEO seçiyoruz’ ifadelerine yönelik soruya Soyer, ‘Yerel yönetimlerde yönetişim modeli var. O da yerel yöneticilerin tek başına dinamik oraya koymaması ile ilgili. Bu son derece yeni fakat yayılan bir model, eğer böyle yapmazsanız kentin potansiyellerini ıskalıyorsunuz. Yerel yönetimin kentin tüm dinamiklerine hakim olarak kenti yönetilmesi mümkün değil. Mutlaka sivil toplum kuruluşları, dernekler, birçok yapının dahil edilmesi gerekir’ yanıtını verdi.

Zeybekci’nin ‘Sonradan coştu CHP adayımız’ ifadelerinin sorulmasına ilişkin Tunç Soyer, ‘Aslında İzmir’de bir coşku var. İzmir’i görüp coşmamak mümkün değil. Olağanüstü bir umut var. Olağanüstü bir heyecan var, iklim var. Bunu görüp coşmamak mümkün değil. Onu da anlıyorum öyle bir coşku görmediği için kendisi coşamıyor olabilir ama benim coşmamam mümkün değil’ diye konuştu.

İzmir Fuarı’nın özelleştirilmesi

İzmir Fuarı’nın özelleştirmesine yönelik açıklamalarının sorulması üzerine Soyer, ’12 ay canlı olması, bir gününün boş geçmemesi lazım. Geçen her boş gün İzmir’e zarar yazıyor. Bizim o fuarı cıvıl cıvıl kullanıyor olmamız lazım. Hatta yanına kongre merkezi yaparak birlikte büyütecekler hikayeyi. Bunu anlatırken gerekirse özelleştirmek ve profesyonel hizmet almak gerektiğini söyledi. Bildiğiniz klişeler değil, profesyonel hizmet almak anlamında söyledim. Mevcut kadrolarımızla, yönetim anlayışıyla biz topu topu iki büyük uluslararası fuar düzenliyorsak bu kayıptır İzmir için. Bizim ne yapıp ne edip bunu 12 aya çıkartmak zorundayız’ dedi.

Aziz Başkan ile yan yana olmak seçim stratejisi

Seçim kampanyası sürecinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte yan yana görülmediklerine ilişkin Soyer, ‘Bu bir seçim stratejisi. Aziz başkan daha çok etki yapacağı yerlere gidiyor. Beraber gideceğimiz yerler de olacak. Böylelikle kendi yollarımızı ayırmış olmamızın daha pozitif etki edeceğini diye düşündük. Yoksa en ufak bir sıkıntı yok. Çok daha sağlıklı ve birbirimizi iyi anladığımız süreci yaşıyoruz’ diye konuştu.

Ekonomik durumun seçime yansıyabileceğini ifade eden Soyer, seçmenin tepkisini sandıkta ortaya koyabileceğini söyledi.

İZFAŞ binasının Tınaztepe Üniversitesine 3 yıllığına bedelsiz tahsisine ilişkin Tunç Soyer, ‘Aziz Başkanla konuşmadık, şartnameyi de görmedim. Bunları gördükten sonra cevap verebilirim ama net olmam gerekirse benim içime sinmedi. Ama bununla ilgili ne yapılacabileceğini o makama geldikten sonra değerlendireceğiz’ şeklinde konuştu.

‘SODEM şaha kalkacak’

Sosyal Demokrat Belediyeler Derneğinin (SODEM) bu dönem İzmir ile birlikte şaha kalkacağını belirten Soyer, ‘SODEM, bu dönem İzmir’le beraber daha da şaha kalkacak. Çünkü hayat yerelde akıyor ve insanların siyasi tercihlerini yereldeki değerlendirmeleri belirliyor’ dedi.

Soyer ayrıca, Türkiye Cittaslow Koordinatörlüğü ile Genel Başkan Yardımcısı görevlerinin devam edeceğini ifade etti.

‘Ben kavga etmeye gelmeyeceğim’

Göreve geldiğinde İzmir’in hakkı için merkezi hükümete karşı tavrına ilişkin Soyer, ‘Ben kavga etmeye gelmeyeceğim. Tam tersine mümkün olduğu kadar ikna edici olmaya katılımlarını sağlamaya gayret edeceğim. Bu da çıkacak oy sonuçlarının kimsenin yadsıyacağını düşünmüyorum. Mutlaka çok ciddiye alınacağını düşünüyorum. Bende gayet anlayışlı uyumlu şekilde bu diyalogu kurmaya gayret edeceğim. Oturacağım koltuk kişisel kızgınlıklarıma, duygularıma hakim olmam gereken bir koltuk olduğunu düşünüyorum. Yutmam gereken şeyi yutacağım ama her zaman İzmir’in menfaatleri ana kriterim olacak’ diye konuştu.

‘İzmir, Türkiye’yi değiştircek’

Türkiye’nin İzmir’den başlayarak değişeceğini ifade eden Soyer, ‘İzmir,Türkiye’yi değiştirecek. Türkiye’de siyaset tıkandı. Türkiye bu bölünmüşlükle karşılaşmakta olduğumuz ne ekonomik ne uluslararası siyasi krizlerle başa çıkacak güce sahip değil. Mutlaka başarı hikayesinin yazılması lazım. O başarı hikayesi İzmir’den yazılacak’ dedi. – İZMİR

Bir önceki yazımız olan Aynı Hastanede 'Böbrek Kardeşi' Oldular başlıklı makalemizde haber, haberi ve haberler hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.