İzmir Selçuk’ta Üzüm ve Zeytin Diyarına Kalker Ocağı Kurulması İçin Çed Süreci Başlatıldı

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Gökçealan Mahallesi’nde daha önce 4 kez taş ve maden ocağı için ÇED izinleri verildi. Verilen ‘ÇED gerekli değildir’ veya ‘ÇED olumlu’ kararlarına karşı açılan davalarda, mahkeme projeleri iptal etti. Türkiye’de kalitesi ile bilinen Osmanlı üzümlerinin yetiştiği sınırlı bölgelerden biri olan Gökçealan’da, mahkeme kararlarına rağmen yeni bir kalker ocağı, kırma eleme tesisi ve hazır beton santrali için ÇED süreci başlatıldı. Avukat Cem Altıparmak, Bölgedeki havzalar, Büyük Menderes Nehri’ni besliyor. Bu tür projelerin, yer altı sularına doğrudan doğruya etkisi olacak. Bu kadar aymazlık olmaz dedi.

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Gökçealan Mahallesi’nde farklı tarihlerde 4 tane taş ve maden ocağına onay çıktı. Hazırlanan projeler için İzmir Valiliğince ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ veya ‘ÇED olumlu’ kararları verildi. Projelerin iptali için idare mahkemelerinde davalar açıldı. Açılan davalarda, taş ve maden ocaklarına verilen ÇED kararları iptal edildi. Yine Gökçealan’da jeotermal enerji santrali (JES) için de ÇED süreci başlatıldı. Mahalle sakinleri, JES’e karşı mücadeleye hazırlanırken, yeni bir kararla daha şaşkına döndü. Daha önce taş ocaklarına karşı defalarca ÇED iptal davalarını kazanan Gökçealan’da, bu kez kalker ocağı, kırma eleme tesisi ve hazır beton santrali için ÇED süreci başlatıldı. Yerleşim yerlerine 2.5 kilometre uzaklıkta bulunan proje sahası, zeytinliklerin yanı sıra, Osmanlı üzümlerinin yetiştiği bağlara yakınlığıyla dikkat çekiyor. Proje dosyasında yılda 12 ay çalışılacağı belirtilen tesiste, maksimum seviyede malzeme elde edilecek şekilde patlatma yapılması halinde, yılda 600 bin ton maden elde edileceği belirtildi. Tesise onay çıkması halinde, patlatma işleminde gecikmeli elektrikli kapsül kullanılacağı kaydedilirken, ocakta açık işletme yöntemi uygulanacağı bilgisine de yer verildi.

‘BİZİM ARTIK AKLIMIZ ALMIYOR’

Gökçealan Mahallesi’nde yetişen ve ihraç da edilen Osmanlı üzüm bağlarına yakın bir bölge kurulması planlanan tesis için ÇED sürecinin başlatılmasına tepki gösteren Avukat Cem Altıparmak, daha önce aynı bölgede benzer projeleri iptal ettirdiklerini belirterek, Buna rağmen sürekli yeni projelere izin veriliyor. Bölgede aynı zamanda dönümlerce zeytin ağacı bulunuyor. Gökçealanda ÇED süreci devam eden jeotermal enerji santrali var. Bizim artık aklımız almıyor. Sürekli kaybettikleri davaları dikkate almadan buraya ÇED izni verilmesi veya ÇED süreci başlatılması idarenin, açıkça görevi kötüye kullanma suçu işlediğini gösteriyor. Biz, mahkeme kararlarına rağmen ÇED izni veren idareler hakkında, suç duyurusunda bulunacağız dedi.

‘BU KADAR AYMAZLIK OLMAZ’

Bölgenin hassas bir alan olduğunu ve burada Büyük Menderes Nehri’ne su taşıyan alt havzaların bulunduğunu söyleyen Cem Altıparmak, Bu kadar aymazlık olmaz. Büyük Menderes Nehri’ni, buradaki havzalar besliyor. Bölgede kurulacak taş ocaklarının, yer altı sularına doğrudan doğruya etkisi olacak. Büyük Menderes Nehri’nin kalitesini etkileyecek. Defalarca kaybettikleri davalar ve kesinleşmiş mahkeme kararları yokmuş gibi, ya Aydın’dan ya da İzmir’den bu bölge için sürekli ÇED izinleri veriliyor. Biz artık sadece dava açmakla yetinmeyeceğiz. Bu izinleri veren kamu idareleri hakkında da suç duyurusunda bulunacağız diye konuştu. Altıparmak, Gökçealan’a sınır olan Aydın’ın Kirazlı Mahallesi’nde 3, Yeniköy Mahallesi’nde de 4 taş ve maden ocağı ruhsatlarını iptal ettirdiklerini belirtti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.